FOTOĞRAF SADECE FOTOĞRAF DEĞİLDİR!
Yaşadığını, yaşamadığını, mutluluğunu, mutsuzluğunu gösterir fotoğraflar… Yalansız, dolansız…Bazen isot kıvamında…
Bazen de künefe tadında, ballı kaymaklı…
Eskiye, eskilere dönmek acıdır, acıtır çoğunlukla…
Bazı bazı da sevinç ve mutluluğu çağırır dünden, hüzün, güzün, keder tortutusunu da beraberinde getirir…
Kısa bir zaman öncesine kadar, ne resim çektirmekten hoşlanırdım, ne de eski fotoğraflara bakmaktan haz ederdim..Meğer kendime bakmak istememektenmiş bu, öğrendim, bildim, buldum..Kendimi buldum, selam çaktım kendime, bana hâlâ kızgın bir ben var, ama uzlaşacağız illa ki… Şimdi sürekli her anımın fotoğrafını çekmek istiyorum… Hem zihnimde, hem de “reelde”
Korkmuyorum artık, resimlere bakmaktan, anılara dalmaktan, fotoğrafların hatırlattıklarından. Korktuğun takip edermiş seni, öğrendim. O yüzden fotoğraflara doya doya bakar oldum…
Onlar acıtmasın için, ben onları acıtır oldum, o yüzdendir ki, hep gülerek, hep bakarak, hep fazla, hep daha fazla fotoğraf çektirmem…
Eski fotoğrafların yüzüne, içine, geçmişe bakarak, fotoğraflardan intikam alıyorum adeta, belki de geçmişten de! Kendimle birlikte, çevremdekileri de şaşırttığımın farkında olarak hem de…
“Yıkılmadım, ayaktayım” buradayım der gibi… Hatıralar denizinde boğulmadım, kurtuldum, uçurumdan düştüm, ölmedim,”benim kanatlarım var” der gibi…
Kime mi bu söylemlerim, kim için mi fotoğraflarım…Kendime, illa ki kendime, yalnız kendime…
Niye mi!! Õylesine işte…Öyleyken öyle…
Canan Kayışlı

