AQUA PUTRİDUM/Su Çürüdü

Hayat bana, hiç bir şeyin hiç kimsenin yanına kar kalmadığını öğretti ve gösterdi. Yapılan hiç bir iyilik ve kötülük yapanın yanına kalmıyor, mutlaka bir “tık” fazlasını yaşıyor yapan, iyilik fazla mutluluk demek; kötülük üzüntü, keder, acı olarak dönüyor, gördüm! Ama gördüm ki, ilahi adalete bırakmak, bir merciye havale etmek evrenin bizden istediği değil. Evren, Allah, Gott der ki: Doğa aşkına, zekânın, bilincin, idrakın hamalı olma, onları kullan. “İncinsen de, incitme” gerilerde kaldı, can yakanların, tez zamanda haddi bildirile! Yaptım, oldu diyenleri ifşa, faş sünnet ve mübahtır!

Ülkelerin birinde, bir şair, okuduğu bir şiirinden dolayı mahkum edildi!
Bilirim ki: “Kelime acıtır. Hacmi ağırlığı, dokusu vardır…Tene değer ve keser. Öldürebilir de.”

Birkaç kelimeyle bir koca dünya anlatmak, cana değmek, candan, candan içeri yazmak, duygu dili, sessizliğin sesi…. Hepsi şiir demek benim için… Gerçekten de herşeyi güzelleştirdiği gibi, öldürebilir de kelimeler, özellikle de dizeler…
Şiirlerin üzerinde (başlığında ya da en altta) kesinlikle “dikkat tehlikelidir, kalbinizi koruyun” ibaresi olmalıdır.
Çünkü “Şair olmak bir seçim değildir, kaderdir” ve bilirim ki, bazı şairler cinayete meyillidir!

Ama “Kim bir şairi kırsa,
Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela.
Bilirim kim dokunsa şiire,
Eline bir kıymık saplanacak.”

Nasıl ki, şiirden dolayı yargılamak bir utançsa, aynı zamanda yargılayan için bir zuldür, ülke tarihi için kara bir lekedir, ayıptır.
Yani şimdi yaptım, oldu mu? Yani bu kabul edilemez karar, kabul edildi mi?
“İyi görünmek için gerekli olan en önemli malzeme, kötülük müdür bilemiyorum ama, şu yeryüzünde kötüler bazen iyilerden daha iyi görünebiliyorlar”
Bunları yazdığım için, sosyal medya kalemşörü sayılıyorum, ben de kendimi “küçümseyerek” öyle addediyorum. Ya siz ne yapıyorsunuz? Birilerine malzeme verme diye sus! Başıma ne gelir diye sus! Onların amacı bizi sokaklara dökmek diyrek sus! Etliye sütlüye karışma, çünkü ben pek bir eğitimliyim diye sus! Suya sabuna dokunma, neye lazım, mazallah üzerine kalır diye sus ve hatta takipçilerim azalır diye sus…
Görünen o ki, fotoşoplu fotoğrafın üzerine, çok “derin” birkaç cümle çok fazla “Like” alıyor ve günaydın, iyi akşamlar teranesi de. Pornografik yaşamlar “trendler” arasında birinci.
Ahmetli dizeleri bu ara tehlikeli olabilir, başka şairlere kapı açmalı…
“Canı cehenneme rahat uyuyanın” Sevgili şair ve yazarlar, sizin sesinizin daha gür çıkması gerekmiyor mu? Haksız, yanlış, ahlaksız olanlar kadar cesur olmak gerekmiyor mu?
Bu cümlelerimle beni günah keçisi ilan etmeyin de, birkaç cümle edin, konuşma vakti, bir şey yapma vakti. Sıra size geldiğinde, “Geçmiş olsun” diyen de kalmayabilir!
Geç olmadan…”İş başına.
Değirmen taşı döndürmeye laf suyuyla!”

Canan Kayışlı


Yorum bırakın