Saat yedi buçuk, sizler nasıl uyanıyorsunuz bilmiyorum ama, ben hep kalbim gümbür gümbür atarak uyanırım.
Birisi elimi tutup hep çeker yataktan ya da dürter sırtımdan, her sabah aynı uyanış.
Ama alışmışım artık, o çekiyor ve dürtüyor diye hemen kalkmıyorum, başımı tersi tarafa çevirip biraz esneyip sonra günaydıııınnnn deyip, gelecek cevabı bekliyorum.
Bu sabah da öyle oldu, yalnız çok ısrarcıydı o biri bu sabah.
İllaki kalk, hadi kalk dedi.
Günaydınıma cevap geldi mutfak tarafından mis gibi kokan çay ve ekmek kızartması kokuları arasından. Sekiz tane pati sesi ve boyunlarındaki zilleri odama girdi.
İkisi birden çok komikler bazen.
Gülerek kalktım onların yüzünden💜💙
O ısrarcı da hep yanımda, kim bu allah aşkına.
Sabah sabah.
“Hadi kalk, bir kupa çay al kendine, geç pencerenin önüne ormanı seyret ama üstüne bir şey giy, zira kış geldi bile.
Sonra dün yaptığın ekmekten çift kaşarlı bir tost yap kendine, erisin kaşarlar mis gibi koku sarsın evi. Çocukluğundaki Gençlik Parkının kokusu gibi.
Bugün hiç iş yapma, al eline kitabını gir yatağına ohhh sıcacık.
Güneş olmasa da hayal et varmış gibi.
Ya da tak kulaklığını dinle en sevdiğin şarkıları, fal tut onlardan.
Ya da iki gece önce izlemeyip gezmelere gidip kaçırdığın dizini izle, ne kadar saçma olsa bile.
Ya da en güzeli yaz.
At kafandan saçmalıkları.
Kargaşaları, fazlalıkları.
Bütün gece kafanda yazdığın o satırları dök beyaz kağıtlara.
Sonra ister sakla, ister uçak yap at pencereden havaya.
Hala öğrenemedin her şeye can sıkılmaması gerektiğini, yaptığın planların aslında senin değil, daha önceden planlanıp sana verildiğini.
Hadi bakalım, yap bu dediklerimden birini.
Ya da düşün biraz daha, hangisi kafana yatarsa.”
Ne güzel şeyler söyledi o birisi.
Kızmıştım ama.
Aslında benim iyiliğimi isteyen biri belli ki.
Onu dinleyeceğim.
Önce GÜNAYDIN diyeceğim.
Sonra günün rutinine kendimi vereceğim.
Araya bazı güzellikler katıp, yeni günün bana şans olarak gelişini kutlayacağım. 🙏☀️🌿
Gün

