Sanki tüm ömrümü bir fiyonklu çocuk ayakkabısı içine sığdırıp, koşa koşa buraya kadar gelmiş gibiyim…
Hiç boş yer bırakmadan, her köşeyi doldurup, tıkıştırıp sağa sola ömrümün parçalarını ve bir acelem varmış gibi, buraya gelmiş gibiyim.
Soluk soluğa geçtiğim yolların izlerini sırtıma yüklemiş, ellerimde tutmuş, ayaklarım yorulmuş gibi, buraya kadar gelmiş gibiyim.
Anıları toplamış, güzellikleri beraberime katmış kötü günleri ayağımla ezmiş atmış, bunu yaparken biraz da yorulmuş gibi, buraya kadar gelmiş gibiyim.
Sevgiyi tatmış, biraz da doymuş hatta, yola koyulmuş tek başına, buraya kadar gelmiş gibiyim.
Hayatı özümsemiş, yaşadıklarımı icselleştirmiş, hep affetmeyi bilmiş, herkese olmasa da, çok sevdiklerine hep kıymet vermiş, buraya kadar gelmiş gibiyim.
Çocuk ayakkabılarımın içindeki anıları yollara serpistirmiş, kar, buz, ayaz, yağmur, çamur, bahar, papatyalar, akasyalar geçip buraya kadar gelmiş gibiyim.
Evet…
Fiyonklu beyaz çoraplara, rugan ayakkabılara çocukluğumu sığdırmış, alıp yanıma bu sabah, buraya gelmiş gibiyim.
Hani varmak istediğin yere gelince, yaşadıklarını az da olsa unutursun ya.
Hatta onları, yollara savurur, toprağa bırakır rüzgara verir ırmaklara atarsın ya, hızla kaçarsın sonra, peşine düşmesinler diye, işte öyle yapıp buraya kadar gelmiş gibiyim.
Bu gece rüyamda çocukluğumu görmüş gibiyim.
Bir elim annemde diğer elim babamda, uçtu uçtu yapmalarını ne çok severdim.
Sanki öyle yaptılar da, taaaa o yıllardan buraya kadar uçmuş gibiyim…🎀
Gökyüzünü de peşime takmış, mavi bulutları aşmış koşmuş gibiyim.
Uyandım soluğumu tutmuşum ve kalbim ellerimde atıyor gibiydi.
Yorulmuşum…

