-

Elimin Üstünde Yol Arkadaşım
“Hatıralarımızı birlikte biriktirdiğimiz” ne çok insan var hayatımızda.Birlikte yola çıktığımız.Ne çok ortak kaygılar.Kahkahalar.Ağlamalar.Gönül yorgunlukları yaşadığımız. Aynı yola çıktığımız halde, yarı yolda ayrıldığımız.Yolun sonunu görmeyi planlarken yarı yolda kaldığımız.Sabredemeyip yolu tamamlayamadığımız.Soluğumuzun yetmediği.Nefesimizin tükendiği.Ya da bizi tüketen ne cok insan.Geri döndüğümüz ya da yalnız ilerlemeyi tercih ettigimiz ne çok insan.Şarkılar söyleyerek başladığımız yol almaların sonunda, şarkının sözlerini…
-

NAYDA
Ihlamur ağacının altında oturdu. Hava güneşli falan değildi. Kapalı fakat yağmursuz bir havayı. Bu koca parkta birkaç genç sevgili (bana öyle geldi) ve başıboş sokak köpekleri, kumru, güvercin vb. Kuşlar, orada burada dolaşıyordu. Evet dolaşıyordu. Ihlamur ağacı ve diğer yaşlı ağaçlar, buranın kalıcı sahipleriydi. Ağacın altındaki bankta oturan Nayda, çevresiyle ilgilenmiyordu, çantasından telefonunu çıkardı. Sigarasını…
-

Nergis Kokusunun Şehri
Bugün Ankara ne güzeldi.Kaçmaya çalıştıkça sevmeye başladım sanki.Köşedeki nergis tezgahının kokusunu eve taşıdım bugün.Filtre kahve ilk kez dokunmadı kalbime.Belki de “sütü bol olsun” dedim diye.Baharatlı tarçınlı pasta nefesimi tutarak yediğim en lezzeti şeydi bugün.Ve Tunalı ‘dan eve yürümek paha biçilmezdi.Beyaz tül perdelerinin arasından sızan abajur ışıklarıyla donatılmış evlerin önünden geçerken, gençliğim de geçti gözümün önünden.…
-

EGO TACUI / Sustum
Koşarken, koştururken sadece o eylemi düşünür insan, “kendini” katmadan koşar çünkü, beden işin içindedir, ruh genelde geride kalır. Yapılması gerekenler, sorumluluklar, zorunluluklar ve hayat yorar bir zaman, beden de yorulur, ruh da.Sonra devran döner ve insan kendine (de) kalır. O zaman bir an kendini düşünürsün, seni düşünürsün, tin de işin içindedir artık, sadece bedenin değil.Bedenin…
-

Düş Gibi
Uzun bir geceydi bu gece, bitmek bilmedi.Insanın uykusu kaçınca her şey büyüyor, uzuyor, genişliyor ve bitmiyor.Uykuyla, uykusuzluk arasında kalan göz kapaklarım sabaha ağır ağır açıldı.Saate baktım 8.39 du.Gece en son duyduğum ses, sanki odanın ortasında vurulan davulun tokmağıydı.Başımı yastığın altına soktum.Bir şiir dinlemek istedim o saatte.Kulaklıklarımı taktım.Düş gibi bir yere gittim.Harika bir fon müziği eşliğinde,…
-

TEMPUS FUGİT/ Zaman Geçiverir
İnsan tecrübeleriyle yol alır. Bunun hem bir zenginliği, hem de bir handikapı var. Zenginlik; çünkü insan yaşadıklarının toplamıdır, ne kadar ve ne yaşadığını kişiliğinde, ellerinde, gözlerinde, yüreğinde, yüzündeki çizgilerde ve sesinde taşır, ya bunun hamallığını yapar ya da bir taç gibi başında, bir madalya gibi boynunda taşır, gururla.İnsan yaşadıklarının sonucu olarak, daha temkinli, daha korkak,…
-

AMOR OMNIA VİNCİT / Aşk Her Güçlüğü Yener!
Her daim çirkin olduğunu söylüyormuş ona, aynaya bakmaması gerektiğini, çünkü selülitleriyle aynayı kirletebileceğini söylüyormuş…Kilosuyla alay ediyormuş sürekli, ismini unutmuş gibi, sadece yağ deposu diyormuş ona, yağ deposu…Ve daha da fazlası var! Anlattıkça ağladı, ağladıkça açıldı, şeffaflaştı, içinde biriken katranları döküyordu adeta, acıtan bir acı akıyordu gözyaşıyla birlikte.Uzun yıllardır birlikte olduğu sevgilisi, kötü davranıyormuş ona; içinde…
-

Aslında Ruhum Güneşe Eş
Her akşam ayrı güzel o.Bulutlar ise; bir rüya gibi.Bu saatler de genelde onu bekler oluyorum pencerenin önünde.Sevgiliyi bekler gibi.Bazen geleceğinden emin.Bazen hiç gelmeyeceğini bilir gibi.Çiçekleri suluyorum bazen de bu saatlerde.Şarkı mırıldanıyorum.En çok da ” seninle bir sonbahar mevsimiydi tanıştık, sanki birbirimizi yıllarca aramıştık” diyorum. Ya da ” şarkılar seni söyler”… Her şarkı sevdiğim birini getirir…
